Akıcılık Bozuklukları (Kekemelik ve Hızlı-Bozuk Konuşma)

Akıcılık Bozuklukları (Kekemelik ve Hızlı-Bozuk Konuşma)

Akıcılık Bozuklukları Ünitesi’nde konuşurken akıcılık sorunu yaşayan her yaştan bireye yönelik danışma, değerlendirme ve terapi hizmeti verilmektedir.
Konuşma akıcılığı kavramı konuşmanın aşırı bir çaba sarf etmeden gerçekleşen şekilde akışını ifade etmektedir. Akıcı bir konuşma için belirli bir zamanda, belirli bir miktar sesi, herhangi bir olağandışı çaba olmadan üretmek ve bu üretim esnasında uygun olmayan duraksamaların olmaması gereklidir.
Dil ve konuşma bozuklukları içerisinde en yaygın görülenlerden türlerden biri olan akıcılık bozuklukları Amerikan İşitme ve Konuşma Birliği'nin (ASHA) sınıflandırmasına göre kekemelik ve hızlı-bozuk konuşma olarak ikiye ayrılmaktadır. Kekemelik gelişimsel ve edinilmiş kekemelik olarak iki başlıkta incelenir. Görülme sıklığı gelişimsel kekemeliğe göre oldukça düşük olan edinilmiş kekemelik ise nörojenik ve psikojenik kekemelik olarak ikiye ayrılmaktadır. 

  

Kekemelik nedir?

Kekemelik konuşma akıcılığının; (a) ses, hece veya tek heceli sözcük tekrarı, (b) seslerin uzatılması ve (c) hava akışında veya seslemede bloklarla, olağandışı yüksek sıklıkla ve/veya uzun süreli kesintilere uğramasıdır.Kekemeliği olan bireyler yukarıda sözü edilen çekirdek davranışların yanı sıra bu durumla baş etmeye ya da bu durumdan kurtulmaya yönelik birtakım ikincil davranışlar geliştirebilmektedir. Bu davranışlar göz kırpmak, ayak vurmak, omuz sallamak gibi kurtulma davranışları olabileceği gibi; sözcük değiştirme, ses ekleme, duraklama gibi engelleme davranışları olabilir.

Kekemelik Türleri Nelerdir?
Gelişimsel kekemelik en yaygın görülen kekemelik alt sınıfı olup genellikle okul öncesi yıllarda başlamaktadır. Gelişimsel kekemeliği olan bireylerin yaklaşık olarak %75’i herhangi bir terapi almaksızın spontane olarak kendiliğinden iyileşmektedir. Bunun yanında, bu çocukların %25’inde kekemelik kronikleşmekte ve yetişkinlik döneminde de devam etmektedir. Hangi çocukların kendiliğinden iyileşeceği bilinmemekle birlikte kekemeliğin kronikleşmesinde bir takım risk faktörlerinden bahsedilmektedir. Bu risk faktörleri; diğer aile bireylerinde akıcılık bozukluklarının görülmesi, erkek olma, kekemeliğin 3,5 yaşından sonra başlaması ve 6-12 aydan daha uzun sürmesi, kekemeliğe eşlik eden başka dil ve konuşma bozukluklarının olmasıdır.
Edinilmiş kekemelik oluşum nedenlerine göre nörojenik ve psikojenik kekemelik olmak üzere iki başlık altında incelenmektedir. Nörojenik kekemelik serebrovasküler lezyonlar, kafa travması, iskemik ataklar, travmatik beyin hasarı ve parkinson gibi nedenlere bağlı olarak genellikle yetişkinlik döneminde görülen bir akıcılık bozukluğudur. Psikojenik kekemelik ise yetişkin bireylerde psikolojik travmalar sonucunda aşırı stres ve kaygı sonucu oluşmaktadır. Bu durumda, stres ve kaygı yaratan nedenler kendiliğinden veya çeşitli psikoterapötik yöntemlerle ortadan kalktığında, konuşma hızlı bir biçimde yeniden akıcı bir duruma gelmektedir.

Kekemeliğin görülme sıklığı ve cinsiyet dağılımı nedir?
Araştırmalara göre her yüz kişiden 5’i (%5) hayatının bir kesiminde kekemelik yaşamaktadır. Bu veriye bakılarak, Türkiye'de, yaklaşık 700,000 kekemelik vakası olduğu düşünülmektedir. Çocuklukta başlayan kekemelik, bu dönemde çocuklarının %5'inde gözlenebilir. Kekemeliğin başlangıç aşamasında cinsiyet oranları birbirine yakındır (3 kız / 4 erkek). Ancak kronik kekemeliği olan bireylerin yaklaşık olarak %75-%80’inin erkek olduğu bilinmektedir.

Kekemeliğin nedenleri
Nedenlerine ilişkin pek çok teori ortaya atılmasına rağmen kekemeliğin nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. Kekemeliğin genetik yatkınlıklarla birlikte çevresel, nörolojik, fizyolojik ve öğrenilmiş davranışlar gibi etmenleri içerdiği ve çok bileşenli bir etiyolojisi olduğu yaygın olarak kabul gören bir görüştür. Kekemeliği olan bireylerde, farklı etmenlerin farklı kombinasyonlarının, farklı düzeylerde mevcut olduğu, bu nedenle birbirinden farklı tablolar ortaya çıktığı görülmektedir. Bu yüzden kekemelik; bilişsel, fiziksel, dilsel, duygusal ve sosyal bileşenler arasındaki etkileşimler temel alınarak çok boyutlu olarak incelenmelidir.  

Hızlı- bozuk konuşma (cluttering) nedir?
Konuşmanın anormal bir hızda ve düzensiz olması olarak kısaca tanımlanan hızlı- bozuk konuşma (cluttering) hakkında yapılan araştırmaların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Hızlı-bozuk konuşma da kekemelik gibi bir akıcılık bozukluğudur ancak kekemelikten farklıdır. Hızlı-bozuk konuşması olan bireylerin konuşmaları aşırı ölçüde hızlı, düzensiz, sıklıkla konuyla ilgisiz sözcük veya ifadeler içermektedir. Bu durum çoğunlukla normal ses, hece, söz öbeği ya da duraklama düzeninin olmaması ile kendini göstermektedir.
Hızlı-bozuk konuşma ve kekemelik sıklıkla bir arada görülebilir. Hızlı bozuk konuşmada da konuşmanın normal akışında aşırı derecede kırılmalar görülür ve buna aşırı hızlı konuşma, düzgün olmayan ritim, yanlış/eksik sesletme ve söyleyeceğinden emin olamama gibi durumlar eşlik edebilir. 
Hızlı-bozuk konuşmanın nedeni de kekemelik gibi tam olarak bilinmemektedir.

Akıcılık bozukluklarına yönelik Türkiye’de neler yapılmaktadır?
Türkiye'de, kekemeliği olan bireyler için çok sayıda kısa-dönemli terapi veren ve "iyileşmeyi garanti eden" merkezler bulunmaktadır. Bu merkezlerin çoğunda yeni bir konuşma şekli öğretirler. Bu yeni yollar, akıcılık şekillendirme yönteminin bir türüdür. Bu merkezlerden bazıları iyileşmeyi garantilemektedir. Genel olarak dil ve konuşma terapistleri bu tarz iyileşme garantilerine şüpheyle yaklaşmaktadır. Çünkü pek çok yaklaşım kekemeliği azaltabilir, fakat çok azı aileyle, arkadaşlarla ve çalışma arkadaşlarıyla normal sohbetler etmeyi sağlayacak bir konuşma biçimi öğretebilir. Hatta çok daha azı, kekemelerin, hayatlarının geri kalanında kekemelikleriyle etkili şekilde başa çıkabilmeleri için stratejiler öğretirler.
Bu tür kanıta dayalı olmayan uygulamalar yerine çocuklar ve yetişkinler için bireysel veya grup seçenekleri bulunan, dil ve konuşma bozuklukları eğitimi almış uzmanlar tarafından yapılan konuşma terapileri tercih edilmelidir.

Akıcılık bozukluklarına yönelik dil ve konuşma terapisi nedir?
Dil veya konuşma bozukluğu olan her yaştaki insan bu konuda lisans veya lisansüstü eğitimini almış bir dil ve konuşma terapistinden hizmet alabilir. Dil ve konuşma terapistleri akıcılık bozukluklarına yönelik kanıt temelli pek çok uygulama yürütmektedirler.
Kekemelik için yapılan konuşma terapisi genel olarak kekemeliği olan birey ile konuşma terapistinin yürüttüğü bireysel bir terapidir. Özellikle çocuk ile çalışılıyorsa aile üyeleri de terapi seanslarına katılabilir. Konuşma terapisi ayrıca, birden fazla kekeme bireyin bulunduğu -örneğin 2 ila 6 katılımcı olabilir- bir grup ortamında da gerçekleşebilir. Konuşma terapisinde kullanılan yöntemler ve amaçlar oldukça çeşitlidir. Bunlar, her zaman kekemeliğin ortaya çıkamayacağı bir şekilde konuşmayı öğretmek (akıcılık biçimlendirme/fluency shaping); kekelemenin kolay bir şeklini öğretmek (kekemelik değiştirme/stuttering modification); kekeleyen bireye kekemeliğini kabul etmesini veya kekelemekten kaçınmamasını öğretmek (duyarsızlaştırma ve kaçınmama) ve diğer teknikler şeklinde sıralanmaktadır. Hızlı-bozuk konuşma için ise konuşmanın yavaşlatılması, akıcısızlıkların azaltılması, farkındalığın ve dil organizasyonunun arttırılmasına yönelik terapiler uygulanmaktadır.
Dil ve Konuşma Terapistleri Derneğinin sayfasından (www.dktd.org) Türkiye’deki uzmanların adres ve telefonlarına ulaşabilirsiniz.